» » » Proplis Nedir? Nasıl Kullanılır? Propolisin faydaları nelerdir?

Proplis Nedir? Nasıl Kullanılır? Propolisin faydaları nelerdir?

ARI PROPOLİSİ NEDİR?

PROPOLİS NASIL KULLANILIR?

Propolisin Kimyasal İçeriği ile Antibakteriyel, Antiviral, Antitümör, Antifungal ve Antioksidan Aktivitesi
Propolis, ağaçların kabukları, yaprakları ve bitki salgılarından bal arıları (Apis mellifera) tarafından toplanan yapışkan bir maddedir. Bal arıları propolisi kovan girişini davetsiz misafirlerden korumak ve kovanda istenmeyen mikroorganizmaların gelişmesini önlemek amacıyla kullanır.
Propolis fenolik asitler, esterler ve flavonoidler gibi çok sayıda aktif bileşik içermektedir. Bu sayede antibakteriyel, antifungal, antiviral, antiprotozoa, antitumor, anti ulser ve anti inflamatuar gibi çok farklı biyolojik ve farmakolojik özellikler göstermektedir. Propolis sahip olduğu bu biyolojik ve iyileştirici özellikleri nedeniyle, doğal bir ilaç olarak, antik zamanlardan bu yana yaygın olarak kullanılmıştır.
 Anti bakteriyel, Anti fungal, Anti viral, Doğal ilaç, Propolis
1.Giriş
Propolis arıların farklı bitkisel salgılardan ürettikleri, kovan içindeki delikleri kapamak ve kovan girişini işgalcilerden korumak için kullandıkları kuvvetli yapıştırıcı özelliğe sahip reçinemsi bir maddedir. Propolis antibakteriyel, antifungal, antiviral, antiprotozoa, lokal anestezik, anti inflamatuar ve bağışıklığı uyarıcı gibi çok farklı biyolojik ve farmakolojik özelliklere sahiptir (1).
Propolis, toplandığı kaynağa ve yaşına bağlı olarak sarı-yeşil den koyu kahverengine kadar değişen bir renge ve kendine özgü hoş aromatik bir kokuya sahiptir (2). Eski çağlardan bu yana doğal bir ilaç olarak yoğun şekilde kullanılmıştır. Özellikle Antik Mısırlılar propolisin çürümeyi önleyici özelliklerini çok iyi bilmekte ve ölülerini mumyalamak için kullanmaktaydı (3). Propolisin geleneksel ilaç olarak kullanımının en az M.Ö 300 yıllarına
kadar gittiği ve anti kanser, anti oksidan, anti inflamatuar, antibiyotik ve antifungal aktivite gibi geniş kapsamlı biyolojik etkilerinin olduğu rapor edilmiştir (4). Modern bitki uzmanları antibakteriyel, antifungal, antiviral, karaciğeri koruyucu ve anti inflamatuar özellikleri nedeniyle vücudun enfeksiyonlara karşı doğal savunma mekanizmasını artırmak için ve mide bağırsak ülserinin tedavisi amacıyla propolisi önermektedir. Haricen uygulandığında bakteri ve mantarların neden olduğu bir çok deri iltihabını iyileştirmektedir
(3). Propolis halen Balkan Ülkelerinde en sık kullanılan geleneksel tedavi yöntemleri arasındadır. Bilim adamlarının propolisin biyolojik özelliklerini ve içeriğini araştırması geçtiğimiz on yıllarda olmuştur (5). Günümüzde propolis popüler bir ilaç olarak kullanılmakta ve kapsül, krem ve toz halinde bulunabilmektedir.
Propolisin Kimyasal İçeriği
propolis
Propolisin içeriği toplandığı kaynağına ve mevsime göre değişmektedir. İçinde 300’den fazla değişik madde vardır. Şu ana kadar, büyük oranda polifenoller olmak üzere, 180’den fazla bileşik propolisin bileşeni olarak tanımlanmıştır. İçeriğindeki başlıca polifenolleri, fenolik asit ve esterleri, fenolik aldehidler, ketonlar vb ile birlikte flavonoidler oluşturmaktadır. Propolisdeki diğer bileşikler uçucu yağlar ve aromatik asitler (%5-10), mum (%30-40), reçine, balsam ve magnezyum, nikel, kadmiyum, demir, çinko gibi iz elementler açısından zengin bir kaynak olan polen taneleridir
(3). Ilıman bölgelerden elde edilen propolislerde, flavonoid ve sinnamik asit türevleri içeren fenolik bileşikler ağırlıklı olarak bulunmaktadır. Diterpenler ve prenilatlı bileşikler ılıman bölge propolislerinde çok az bulunur iken; Güney Amerika’dan elde edilen tropikal propolislerde lignan, flavonoidler ve diğer gruptan bileşiklerle birlikte bulunduğu rapor edilmiştir
(4). Propolisde B1, B2, B6 , A, C, E, niasin, pantotenik asit gibi vitaminler bulunmaktadır. Ayrıca propolis karoten (provitamin A) açısından da zengindir. Proteinler, amidler, aminler ve amino asitler propolisdeki azot materyalleridir. Aspartik, glutamik, triptofan, fenilalanin, lösin, sistin, metiyonin, valin, serin, histidin, arginin, prolin, tirozin, treonin, alanin ve lizin gibi amino asitlerden oluşmuş olan azot, propolis içerisinde %0.7 oranında bulunur. Propolisin içeriğindeki pek çok madde açığa çıkarılmasına rağmen halen içerdiği bir çok madde bilinmemektedir. Şu ana kadar, çoğunlukla su ve organik çözücülerde çözünebilenler bilinmektedir (6).
 Propolisin sahip olduğu antimikrobiyal özelliklerin çoğunlukla flavonoidler, pinosembrin, galangin ve pinobanksin den kaynaklandığı düşünülmektedir. Pinosembrin ayrıca anti fungal özellikler de göstermektedir. Diğer aktif bileşikler kumarik ve kafeik asit esterleridir (3). Propolisdeki fenolik bileşikler hücrelerin oksidatif stresi nötralize etme kapasitesini artırır, anti inflamatuar ve anti oksidan etkileriyle hücre ölümlerini engellemeye yardımcı olur
(7). yüksek duyarlılığı 1 mg/ml propolis etanol ekstraktına karşı göstermiştir. Propolis ekstraktı ayrıca mevcut antibiyotiklerin etkisini de artırmaktadır. Staphylococcus aureus (çeşitli suşları) ve Escherichia coli’ye karşı kullanılan antibiyotiklerin etkisi besi yerine eklenen propolis ile artmaktadır (9).
Propolis etanol ekstraktının gram pozitif koklara (Staphylococcus aureus) karşı yüksek antibakteriyel etki gösterdiği fakat gram negatif bakteriler (Escherichia coli ve Pseudomonas aeruginosa) karşı düşük etkiye sahip olduğu rapor edilmiştir (11).
Propolisin antibakteriyel aktivitesinin flavonoidler ile reçine içindeki aromatik asitler ve esterler nedeniyle olduğu düşünülmektedir. Galangin, pinosembrin ve pinostrobin bakterilere karşı en etkili flavonoidler olarak tanımlanmıştır. Ferulik ve kafeik asit de propolisin bakterisit etkisinde rol oynamaktadır (9).
 Antiviral aktivite
Pek çok araştırmacı propolis ekstraktının bitkiler (salatalık mosaik, tütün benek, tütün kangren gibi), hayvanlar (HSV-1, varicella zoster ve influenza) ve insanlar (human immunodeficiency-HIV) üzerinde virüslerin neden olduğu enfeksiyonun gelişmesini etkileyici olduğunu
Propolis ve Sağlık
Geçtiğimiz 40 yılda propolisin biyolojik ve sağlığı artırıcı özelliklerinden bahseden yüzlerce yayın yapılmıştır. Hücre ortamında ve hayvanlar üzerinde yapılan denemelerde bulunan farklı biyolojik ve sağlığı artırıcı etkileri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
Anti bakteriyel aktivite
Propolisin laboratuar ortamında çeşitli bakteri suşlarına karşı etkili olduğu rapor edilmiştir (9). Bir çok araştırıcı propolis ve ondan elde edilen ekstraktın Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı antibakteriyel etkisini incelemiş ve gram pozitif çubuk bakterilere karşı geniş etkili olduğunu fakat gram negatif basillere karşı kısıtlı etkiye sahip olduğunu bulmuştur (10).
Aerobik bakterilerin yanı sıra propolisin etanol ekstraktının 267 anaerobik bakteri suşuna karşı antimikrobiyal etkisi incelenmiştir. Bakteri kültürü genellikle en
yüksek duyarlılığı 1 mg/ml propolis etanol ekstraktına karşı göstermiştir. Propolis ekstraktı ayrıca mevcut antibiyotiklerin etkisini de artırmaktadır. Staphylococcus aureus (çeşitli suşları) ve Escherichia coli’ye karşı kullanılan antibiyotiklerin etkisi besi yerine eklenen propolis ile artmaktadır (9).
Propolis etanol ekstraktının gram pozitif koklara (Staphylococcus aureus) karşı yüksek antibakteriyel etki gösterdiği fakat gram negatif bakteriler (Escherichia coli ve Pseudomonas aeruginosa) karşı düşük etkiye sahip olduğu rapor edilmiştir (11).
Propolisin antibakteriyel aktivitesinin flavonoidler ile reçine içindeki aromatik asitler ve esterler nedeniyle olduğu düşünülmektedir. Galangin, pinosembrin ve pinostrobin bakterilere karşı en etkili flavonoidler olarak tanımlanmıştır. Ferulik ve kafeik asit de propolisin bakterisit etkisinde rol oynamaktadır (9).
Antiviral aktivite
Pek çok araştırmacı propolis ekstraktının bitkiler (salatalık mosaik, tütün benek, tütün kangren gibi), hayvanlar (HSV-1, varicella zoster ve influenza) ve insanlar (human immunodeficiency-HIV) üzerinde virüslerin neden olduğu enfeksiyonun gelişmesini etkileyici olduğunu
bildirmektedir. Bu bulgular propolisin antiviral ilaç olarak kullanılma potansiyeli olduğunu göstermektedir (11).
Propolis, in vitro ortamda influenza virüsüne (tip A) karşı öldürücü etki göstermekte, sulu propolis ekstraktı ise çiçek hastalığı virüsünün etkisini 15 dakika içinde büyük oranda azaltmaktadır (10). Propolisin, aralarında herpes simplex virüs (tip 1 ve 2), adenovirus tip 2, kabarcıklı ağız iltihabı virüsü ve poliovirus (tip 2)’nin de bulunduğu çeşitli DNA ve RNA virüslerine karşı laboratuvar ortamında etkili olduğu bildirilmiştir (9).
Propolis virüsleri öldürür ve çoğalmalarını önler. Özellikle farklı kaynaklardan elde edilen propolisin ve Brezilya yeşil propolisinin influenza virüsüne karşı önemli etkisi olduğu bulunmuştur (8). Propolisin etkili olduğu farklı virüsler Tablo 2’de gösterilmiştir.
Anti tümör/ anti kanser aktivitesi
Tablo 2: Propolisin etkili olduğu virüsler
Virusler
Adenovirus
Coronavirus
Herpes symplex
Influenca A and B virus
Newcastle disease virus
Polio virus
Vaccina
Rotavirus
Vesicular Stomatitis Virus
Coronar virus
Bir çok araştırmacı propolisin invitro ve in vivo ortamda anti tümör etkisini raporlamıştır. Propolisin tümör hücreleri üzerinde gelişmeyi önleyici etkisi bulunmuş ve bundan sorumlu bazı bileşikler izole edilmiştir (5). Özellikle propolis ve anti kanser ajanları arasındaki sinerji ilginçtir. Fareler üzerinde yapılan bir denemede propolisdeki flavonoidlerin, kemoterapik ajanların veya radyasyonun toksik etkisine karşı koruyucu rol oynadığı ve bu koruyucu etkinin insanlar üzerinde de benzer sonuçlar göstereceği umudunu doğurmaktadır. Propolis antioksidan terapiye yardımcı bir kombinasyonla birlikte kullanıldığında ise, kemoterapinin etkisini artırarak lökositler, ciğer ve böbrekler üzerindeki yan etkinin giderilmesini sağlar ve yüksek doz uygulanmasına olanak verir (8).
Brezilya propolisinden izole edilen aktif bileşiklerin karaciğer tümörü hücrelerinin büyümesini inhibe ettiği ve tümör hücrelerini S fazında durdurduğu görülmüştür (12). Propolis sulu çözeltilerinden elde edilen bir bileşiğin (PRF-1), antioksidan aktivite gösterdiği ve insan karaciğer kanser hücreleri ve insan akciğer kanser hücreleri HLC-2 üzerinde sitotoksik etkiye sahip olduğu bulunmuştur (13). Yapılan iki çalışmada propolis içeren lokal terapinin altı hafta içinde
kadınlarda en sık görülen kanser türü olan rahim kanserine neden olabilen insan papilloma virüs     27 (HPV) enfeksiyonunu yok ettiği görülmüştür (8). Propolis (50 ve 150 mg/ kg) ve izole edilmiş
bazı polifenolik maddeler (kafeik asit, kafeik asit fenil ester ve kuersetin) akciğerdeki tümör nodüllerinin sayısını azaltmıştır
(5). Propolis, kafeik asit ve kafeik asit fenil ester (50 mg/kg) kullanılması tümör büyümesini kontrol etmek için yararlı bir araç olduğu bildirilmiştir (5).
Çoğu polifenol anti metastatik etkiye sahip olmasına rağmen, kavak propolisinden elde edilen kafeik asit fenil ester ve Baccharis propolisinden elde edilen Artepilin C bileşiği en kuvvetli antitümör ajan olarak tanımlanmıştır. Propolisin gıda takviyesi olarak düzenli kullanımı, insanlarda kansere neden olan mutasyona karşı koruyucu etki sağlamaktadır(8).
Antifungal aktivite
En yüksek antifungal aktiviteye sahip arı ürünü olan kavak propolisi Candida albicans, Candida glabrata, Candida krusei ve Trichosporon spp suşlarını içeren 40 fungusa karşı test edilmiş ve meyve sularında bozulmaya neden olan bir tür mantar olan Candida famata, C. glabrata, C. kefyr, C. pelliculosa, C. parapsilosis ve Pichia ohmeri üzerinde fungusit etkiye sahip olduğu bulunmuştur (8).
Propolis ekstraktının 17 patojen fungus üzerinde antifungal etkiye sahip olduğu doğrulanmıştır (14). Bazı araştırmacılar propolis etanol ekstraktının 60 maya suşu ve 38 fungus suşu üzerinde inhibe edici etkiye sahip olduğunu bildirmiştir (15). Ayrıca propolis kronik fungal sinüzit hastalarının tedavisinde de kullanılmaktadır (16).
Antioksidan aktivite
Antioksidanlar, diğer moleküllerin oksidasyonunu önleme veya yavaşlatma kapasitesine sahip moleküllerdir. Antioksidan etki, anti inflamatuar ve karaciğer koruyucu etki ile ilişki içindedir. Fenolik içerikleri botanik orijine göre değişse de pek çok propolis türünün antioksidan etkisi rapor edilmiştir (8).
Farklı coğrafik ve botanik orjine sahip propolisler üzerinde yapılan bir çalışmada antioksidan aktivitenin toplam polifenol konsantrasyonu ile doğru orantılı olduğu bulunmuştur. Daha yüksek polifenol içeriğine sahip olan kavak propolisinin antioksidan aktivitesinin, daha az polifenol içeriğe sahip Brezilya propolisinden yüksek olduğu saptanmıştır (8).
Şili’den elde edilen propolis örneklerinde yapılan çalışmada kimyasal içeriği ile serbest radikalleri süpürme kapasitesi arasındaki ilişki saptanmıştır (17). Arjantin’den elde edilen propolis ekstraktlarında yüksek flavonoid içeriği ile serbest radikal süpürücü aktivite arasında önemli bir bağlantı bulunmuştur (18). Propolisin hastalık
önleyici aktivitesinin anti oksidan özelliğinden kaynaklanabileceği belirtilmiştir  (19).  Polen ve arı sütü ile karşılaştırıldığında propolisin daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduğu saptanmıştır (8).
Haricen Kullanım (Deri yaraları, yaralanmalar, yanıklar)
Propolis insanlar tarafından cerrahi hastalıklar, yaralanmalar ve yanıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Propolis merhemi anestezik, bakteri öldürücü ve yara iyileştirici özelliklerinin yanı sıra kan ve lenf sistemini geliştirici özelliklere de sahiptir (8). Bazı araştırmacılar propolisin yara iyileştirici etkisinin, hazırlanan solüsyondaki propolis konsantrasyonuna bağlı olduğunun üzerinde durmaktadır (20).
Propolisden üretilen cilt kremlerinin, yanık yaralarının iyileşmesinde yararlı etkileri bulunmuştur. Propolisin daha sık uygulanması antimikrobiyal etkiyi ve yaranın iyileşmesini artırmaktadır (21).
Propolis sahip olduğu anti alerjik, anti inflamatuar, anti androjen, anti lipaz, anti mikrobiyal ve kolojen sentezini destekleyici etkileri nedeniyle cilt bakımı ürünlerinde de kullanılmaktadır. Propolis ve ekstraktının dermatolojik ve kozmetik kullanımı oldukça yaygındır (8).
Ağız ve diş sağlığında kullanımı
Propolisin ağız sağlığında kullanımı ile ilgili bilimsel olarak pek çok araştırma yapılmıştır. Özellikle gelişmiş ülkelerin çoğunda propolis ağız sağlığında uygulama alanı bulmuştur. Propolis; ağız içinde bulunan bakteri, mantar ve virüs gibi farklı patojen mikropları öldürmekte, ayrıca ağız yaraları ve ülseri, protez, aftöz stomatit, diş eti çekilmesi, Periodontitis, diş eti iltihabı, diş hassasiyeti ve diş çürümesi gibi farklı ağız ve diş hastalıklarına karşı başarılı bir şekilde uygulanmaktadır (8).
  1. Sonuç
Karmaşık kimyasal yapısı, farmakolojik ve iyileştirici özellikleri nedeniyle propolis , arılar tarafından üretilen çok güçlü bir doğal ürün olarak kabul edilmektedir. Propolisdeki en büyük problem, arı ürünlerinin çoğunda olduğu gibi, içeriğinin flora ve üretim zamanına göre değişmesi ve içerebileceği kalıntılardır. İçeriğinin çok değişken olması ve standardizasyon sıkıntıları nedeniyle propolisin medikal kullanımı da zor olmaktadır.
Propolisin saptanmış herhangi bir yan etkisi olmamakla birlikte arı ürünlerine alerjisi olan bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Ayrıca ham propolis kullanılmadan önce mutlaka saflaştırılmalıdır ve kullanım dozuna da dikkat edilmesi gerekir.
Unutulmamalıdır ki propolis bütün hastalıkları iyileştiren bir ilaç değildir. Fakat yine de yukarıda açıklanan özellikleri nedeniyle propolisin insan ve hayvan hastalıklarında tedavi amacıyla kullanma olanakları araştırılmalıdır.
Bu çalışmanın özeti XXXXIII. Apimondia Kongresinde yayınlanmıştır.
Arıcılık Araştırma Dergisi / Aralık 2013

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir